← Ana sayfaya dön
SEPYADAMUSIC / ŞARKI HİKÂYELERİ

Şarkının
hikâyesi.

Bir şarkının yalnızca ne anlattığına değil, nasıl doğduğuna, hangi tesadüflerden geçtiğine ve bugün bildiğimiz hâline nasıl ulaştığına bakıyoruz.

01 / DOSYALAR · ŞARKI HİKÂYELERİ

Gerçek hikâyeler

08 DOSYA
Eagles — Hotel California
Eagles / 1976

Hotel California

Şarkı, önce “Mexican Reggae” adı verilen bir gitar demosuydu. Sonra Los Angeles’ın cazibesi, şöhret ve karanlık tarafı üzerine bir hikâyeye dönüştü.

Hikâyeyi oku →
Leonard Cohen — Hallelujah
Leonard Cohen / 1984

Hallelujah

Leonard Cohen bu şarkıyı yıllarca yeniden yazdı. Albümü ABD’de reddedildi, parça uzun süre neredeyse fark edilmedi; sonra başka sanatçıların yorumları onu bambaşka bir hayata taşıdı.

Hikâyeyi oku →
Dolly Parton — I Will Always Love You
Dolly Parton / 1973 / 1974

I Will Always Love You

Dünyanın en ünlü aşk şarkılarından biri, aslında Dolly Parton’ın birlikte çalıştığı Porter Wagoner’a yazdığı profesyonel bir vedaydı.

Hikâyeyi oku →
The Police — Every Breath You Take
The Police / 1983

Every Breath You Take

Melodisi romantik, anlatıcısı ise hiç de romantik değil. Sting’in şarkısı yıllarca aşk şarkısı sanıldı; oysa merkezinde takıntılı bir izleme duygusu var.

Hikâyeyi oku →
Tracy Chapman — Fast Car
Tracy Chapman / 1988

Fast Car

Tracy Chapman, Fast Car’ın büyük bölümünü gecenin ilerleyen saatlerinde, kanepede oturup gitar çalarken yazdı. Şarkı daha sonra yoksulluk ve kaçış üzerine zamansız bir hikâyeye dönüştü.

Hikâyeyi oku →
David Bowie — Space Oddity
David Bowie / 1969

Space Oddity

İlk bakışta Apollo döneminin şarkısı gibi görünen Space Oddity, aslında David Bowie’nin 2001: A Space Odyssey deneyiminden doğdu.

Hikâyeyi oku →
Pearl Jam — Jeremy
Pearl Jam / 1991 / 1992

Jeremy

Eddie Vedder, gazetede gördüğü kısa bir haberden yola çıktı. Şarkı daha sonra yalnızca bir olayın değil, gençlikteki yabancılaşma ve görünmezlik duygusunun anlatısına dönüştü.

Hikâyeyi oku →
Foster the People — Pumped Up Kicks
Foster the People / 2010 / 2011

Pumped Up Kicks

Şarkı yaz güneşi gibi duyuluyordu; anlatıcısı ise okul arkadaşlarına saldırmayı düşünen yalnız bir gençti. Mark Foster bu zıtlığı bilerek kurdu.

Hikâyeyi oku →
← Ana sayfaya dön